CHP Genel Başkanı Deniz Baykal diyor ki: “1990 yılında ilk defa Güneydoğu sorunu konusunda bir rapor hazırladık. Bu sorunun çözülmesine yönelik proje ve düşünceleri ortaya koyduk. O zaman DGM hakkımızda soruşturma başlattı. Bunlar suç dendi. Ama bugün geldiğimiz nokta, gösterdiğimiz çözüm yollarının, projelerimizin ne denli gerçekçi ve doğru olduğunu ortaya çıkardı.
Hürriyet yazarı Koray Düzgören diyor ki: “(Güçlü devlet. Türkiye’ye kimsenin gücü yetmeyecek, PKK’yı yok ediyoruz.) gibisinden beyanları bir yana bırakıp Kürt sorunu daha fazla dallanıp budaklanmadan, uluslararası arenalarda şekillenmeden kendi işimizi kendimiz görelim. Deniz Baykal’ın dediği gibi, kimseye kökleşmiş, köhnemiş ve yanlışlığı PKK’nın on yılda on misli büyümesiyle kanıtlanmış devlet politikalarını empoze etmeye kalkmadan, Türkiye’nin esenliği ve geleceği adına bu sorun için çözüm üretelim. Daha doğrusu özgürce tartışmaya başlayalım. Her şeyin başı özgür tartışma ortamından geçiyor.
Hürriyet’ten başlığı altında Seçkin Türesay diyor ki: Koray Düzgören’in Güneydoğu konusundaki yazıları, gerçeklikten bu bölge üzerine yazılmış, haberi ve yorumu en nesnel yazılardır.” Hürriyet yazarı Emin Çölaşan diyor ki: “Basında yazılar çıkıyor. (Efendim Güneydoğu olayını tartışalım…Demokratik çözüm arayalım…) Kusura bakmasınlar da neyi tartışacağız? Neye demokratik çözüm bulacağız? Bunları yazanlar bu kadar saf mı? Yazdıklarına acaba kendileri inanıyor mu? Tartışmanın, demokratik çözümün zamanı -maalesef- çoktan geçti… Hangi konuyu tartışacağız?”
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal “Devletin Bakanı (Girebilirsiniz) talimatı verdi, ancak oradaki güvenlik güçlerini aşamadık. Bakanın sözü Lice’nin girişinde takıldı kaldı. Orada başka bir söz geçerlik kazandı: Giremezsiniz! Biz de Lice’nin 7-8 kilometre dışında kaldık. Keşke Lice’ye girebilseydik, keşke sıkıntılarını bir kez daha yerinde saptayabilseydik ve bunları Sayın Başbakana aktarabilseydik.
Hürriyet yazarı Emin Çölaşan diyor ki: “Bundan ideal demokrasi olur mu? Bu açıdan demokrasinin beşiği İngiltere’yi bile sollamış ülkeyiz biz.
Hürriyet yazarı Rauf Tamer diyor ki:”“Siz daha hangi birlik beraber- istiyorsunuz? Hangi konuda istiyorsunuz? Kime karşı bir siyasi uzlaşma arıyorsunuz? İlkesizliği ilke edinmiş bir Türkiye teslim ettik size. Başka da verecek bir şeyimiz kalmadı zaten.
