BODRUM'un güzel köşelerinden biri de Hebil koyu.

Bu koyda, taş evlerden oluşan yeni bitmiş bir site var.

Evler tanınmış kişilere ait.

Geçenlerde Kenan Evren'in yolu Hebil'e düşmüş. Sitenin önünden geçerken korumalarıyla birlikte arabadan inmiş, siteyi gezmek istemiş.

Kapıda 17 yaşında Zaza kökenli bir delikanlı durmakta.

Delikanlı Kenan Evren'in isteğini geri çevirmiş ve “İçeri giremezsiniz.” demiş.

Şaşıran Kenan Evren, “Ama” demiş “Kenan Evren'im ben.”

Delikanlı “Olabilir.” demiş “Talimat böyle. Giremezsiniz.”

Delikanlının bu cevabının herhangi bir önyargı taşımadığı, sadece kendisine verilen görevi en iyi biçimde yapmak istediği anlaşılıyormuş.

Bunun üzerine Kenan Evren sesini çıkarmamış ve korumalarıyla birlikte oradan ayrılıp, yollarına devam etmişler.

taya, patlamış mısır gibi türeyen yazlıklara hiç benzemeyen ağır başlı evler çıkmış.

Yeni bitmiş bir evi gezdiğinizde, geçmiş yüzyıllardan kalma bir aile ocağına girdiğiniz duygusuna kapılıyorsunuz.

Zeytin yaprağı arkasının rengiyle yöre taşları eşsiz bir uyuma kavuşmuş burada.

Zaten köklü Ege geleneği, yüzyıllardan beri taş ve zeytini yan yana getirmemiş mi?

Doğayı bozmayan, modernlik adına doğaya ve geleneğe saldırmayan, tam tersine tarihi doku içine saygıyla yerleşiveren evler bunlar.

Modern Türk mimarisine örnek oluşturması gereken yapılar.

5000 kamyon taş taşıyarak ulaşılan sonuç, hünerli ustaların el emeğiyle, terasların üstünü kaplayan harup bitkileriyle yeşil bir senfoniye dönüşmüş.

BATI dünyasındaki bazı görevlilerin, kral ve cumhurbaşkanlarına da yurttaş muamelesi yapmasının örneklerini sık sık duyarız.

Basınımızda böyle olaylar gıptayla anlatılır.

İşte bu da o örneklerden biri olarak ilginç geldi bana.

SON günlerde Ayn Rand'ın “Fountainhead” adlı kalın romanının sayfaları arasına gömülmüş olduğum için, bu kitabın temelini oluşturan mimari tartışmaları düşünüyordum.

Büyük mimar Frank Lloyd Wright'ın anlatıldığı öne sürülen bu kitaptaki tartışmalar, Hebil'deki taş evleri görmemle ayrı bir boyut kazandı.

Dünyaya sunulacak bir Türk mimari zevkiyle karşılaşmanın heyecanını yaşadım.

HEBİL'deki taş evler, doğayla ve yarımadadaki tarihi kültürle iç içe geçmenin nefes kesici bir örneği.

Mimar Oğuz Öztuzcu teknik bilgisini, kültürüyle, tarih bilinciyle, estetik anlayışıyla harmanlamış ve or-

Mimar Oğuz Öztuzcu'nun ellerine sağlık.

Gelecek kuşakları etkileyecek büyük bir model oluşturdu.